2012’nin Ardından / 2013’ü Karşılarken

Sevabıyla-günahıyla, doğrusuyla-yanlışıyla, sevinciyle-gözyaşıyla bir yılı daha geride bırakıyoruz. Her yılın sonunda olduğu gibi bu yıl da bir sonraki yıla dair güzel dilek ve beklentiler içerisine giriyor, geleceğe dair umutla bakmak istiyoruz.

Son yıllarda büyük değişim içerisine giren ülkemizde özellikle 2012 yılında daha da karmaşık hale gelen birçok kritik konu yeni yılda acil çözüm bekliyor. Aşağıda 2012’nin getirdikleri ve 2013’te beklediklerimize dair kısa bir derleme bulacaksınız:

–          Sivil anayasanın 2013 yılında yapılması: Başkanlık sistemine dair konuların 2013’te netleşmesi ve yeni anayasanın uzlaşma ile yapılması durumunda ülkemiz 2014’e daha farklı bir bakışla girecektir, aksi takdirde Cumhurbaşkanlığı seçiminde yaşanacak belirsizlikler, Sn. Gül’ün yeniden adaylığı konusundaki muamma, başbakanın köşke aday olması, Sn. Erdoğan sonrası Ak Parti’nin ve Türk Siyasetinin durumu ciddi bir siyasi kaos oluşturacaktır.

–          Dış politikadaki dengeler: Suriye’nin durumu, ABD’nin alacağı pozisyon ve Rusya ve Çin’in bakışı, Türkiye’nin de bölgesel güç olarak yapabileceklerini etkileyecek. Öte yandan İran ile yaşanmakta olan gerginlik (Malatya’ya konuşlanan füze savunma sistemi ile başlayan), Irak’ta Talabani sonrası durum/Haşimi’ye verilen destek, Barzani ve Maliki ile olan ilişkilerimiz, Kıbrıs’ın durumu, AB yolunda atılacak adımlar 2013’te en çok konuşacağımız dış politika başlıklarını oluşturacaktır.

–          Terör sorununun çözülmesi: 2013 artık şehit vermediğimiz bir yıl olsun. Bu konuda atılacak adımlar, yeni anayasa ve dış politikadaki tutumumuzla doğrudan bağlantılı. Çünkü biliyoruz ki Türkiye’de terör, demokratik olan veya olmayan isteklerin karşılanmasından öte global politikaların bir yansıması sonucudur.

–          Ekonomik gelişmeler: 2009 krizi sonrası dönem içerisinde 2012 yılı uluslararası platformda krizden çıkış yılı olarak görülse de istenen hareketlilik tam olarak sağlanmadı. 2012’de Türkiye’de borsa rekor kırdı, altın fiyatları 90-100 bandında gidip geldi. Dolar 1,90’ı gördüyse de 1,80’in altına sıkıştı. Enflasyon %5-8 arasında hedeflendi. Gayrimenkul piyasası büyüdüyse de finansman ve kdv ile ilgili yeni yasaların etkisi 2013’te beraberinde bir daralma getirecektir. Enerji açığı hala en büyük sorun. Enerji özelleştirmeleri yıla damga vurdu ancak dışa olan enerji bağımlılığımızı azaltıcı nükleer santral ve yenilenebilir enerji kaynaklarımıza yapacağımız yatırımların hızlandırılması çok önemli olacaktır.

–          Sosyolojik ve toplumsal gelişmeler, şehirlerimizin durumu: Türkiye’ye sığınan Suriye’li kardeşlerimizin sayıca çokluğu ve çalışamıyor olmaları, şehirlerimizin kapasitelerine de bakıldığında beraberinde sosyal birtakım sorunlar getirecektir. Özellikle güney şehirlerimizde bu sıkıntı şu anda hissedilmektedir. Öte yandan Mart 2014’te yapılacak olan yerel seçimler öncesi bazı şehirlerimizin büyükşehir statüsü kazanması, bu şehirlerin demografik ve toplumsal yapısında bazı değişiklikleri de beraberinde getirecektir. Şehirlerimize İstanbul özelinde bakarsak ulaşım sorununun çözümü, genişletilmiş metro hatlarıyla, deniz ulaşımının daha da yaygınlaştırılmasıyla, şahsi araç kullanımını en aza indirgeyecek entegre ulaşım sistemleriyle ve ana yolların çevresinin büyük çaplı imara açılmasının önlenmesiyle mümkün olacağı kanaatindeyim. 2 köprünün ve otoyolların özelleştirilmesi 2012’de öne çıktı. Bakalım 3.köprü projesi, Kanal İstanbul Projesi, Ataşehir Finans Merkezi projesi, Marmaray Projesinde gelişmeler 2013 yılında nasıl olacak. 29 Ekim 2013’te Marmara Denizinin altından acaba kıtaları birleştirerek seyahat edebilecek miyiz?

–          Sporda yaşanan gelişmeler: 2012’de olimpiyatlara rekor katılımla giden ülkemizin kazandığı madalya sayısı bizi hayal kırıklığına uğrattı. 75 milyon insan içerisinde bu derece az madalya kazanılması, spor altyapımızı sorgulamamızı gerektiriyor. Spor sadece futboldan ibaret değil. Futboldaki şike skandalının sonuçları, skandalın kendisinden daha büyük bir fiyaskoyla bitti. Kimin suçlu olduğunu, kimin suçundan dolayı kanunlara göre ceza çektiğini söyleyebilene helal olsun. Haklının güçlü olduğu bir adalet anlayışını yakalamamız biraz daha zaman alacak gibi gözüküyor. Futbolda sadece 2 takımla Avrupa’dayız. Basketbolda nispeten daha iyi olsak da sonuçta en iyiler arasında kaybolup gidiyor takımlarımız. Voleybolda ise birkaç adım daha önde gözüküyoruz. Teniste adımız okunmuyor, yüzmeden ise hiç bahsetmiyoruz. Masa tenisi devşirme sporculara emanet, ata sporumuz güreşte, dünyayı kaldırdığımız halterde ise neredeyse adımız okunmuyor bile. 2012’de Beşiktaş basketbol takımı ve Fenerbahçe bayan voleybol takımı yarıştıkları kategorilerde Avrupa’da şampiyon oldu. Aynı başarıları tüm branşlarda ve daha sıklıkla yaşamayı diliyorum.

2013’ün tüm ülkemize ve dünyaya barış ve huzur getirmesini diliyorum.

31 Aralık 2012, İstanbul

© - 2018 www.leventsumer.com | Dr. Levent SÜMER Her Hakkı Saklıdır.