Babam İçin, Tüm Babalar İçin

Babam, hayatımın vazgeçilmezi, annem, kardeşlerim ve diğer sevdiklerimle birlikte hayatımın temeli…

Ayrı bir yeri vardır babamın hayatımda…Engin bilgisi, deneyimi, duruşu, karizması, etkili hitabeti ve saygınlığı ile hep benim için tepelerde görmeye alıştığım bir şahsiyet olmuştur babam..

Bizi “Hayatının en büyük yatırımı” olarak görmüştür babam…Tek amacı babamın; bizi dinini, milletini bilen, topluma ve kendine faydalı birer birey haline getirmektir…Hayatını buna adamıştır babam…Canım benim…

Bayram günü yaklaşınca çağırırdı babam yanına bizi. Hiçbir zaman eksik bırakmazsa da bayram ya, “Hadi çarşıya çıkıyoruz” derdi…Ne ihtiyacımız var diye sorardı..Başlardık biz de saymaya gömlek, ayakkabı, pantolon…Çıkardık sonra hep birlikte çarşıya, babam, abim ve ben..o zamanlar kardeşim çok küçüktü..annem de evde kalırdı mecburen…Doldururduk çarşıyı poşetlere…Annemi de unutmazdı babam, birkaç farklı alternatif getirirdi sunardı kendisine, zaten sonra birlikte çıkarlardı hem annemin aralarından elediklerini geri iade etmek, hem babamın dolaşamadığı mağazaları da dolaşmak, hem de bayram alışverişini yapmak için..

İçimden geçirirdim hep babam neden kendisine bişey almıyor da hep bizi düşünüyor diye…Çok sık alışveriş yapmazsa da bayram sabahı yine de bizimle yarışacak derecede hatta bence karizmasını da katarsak bizi geçecek şekilde şık görürdük babamızı…

Öğrenci iken en büyük hayalimdi babamın okulu ziyaret etmesi, derslerimin nasıl olduğunu bir de öğretmenlerimden duyması…Hep derdi bana “Oğlum ben sana güveniyorum, bir de gelip sormaya gerek yok diye” Çok nadir de olsa ziyaret ettiğinde bayram yaşardım onu görünce. Öğretmenlerimin ve okul idaresinin ona gösterdiği ilgiyi görünce ayrı bir mutlu olurdum. Tabi bir de bunun akşam değerlendirmesi olurdu. Çok şey anlatmazsa da mutlu olduğunu tebessümünden anlardım babamın..

Bizi bize bırakır, “Hayatta geleceğinizle ilgili kararları sizin almanızı isterim” der, bu konuda bizi serbest bırakır ancak arada söylediği birkaç sözle bizi uzaktan ve bize hissettirmeye çalışmadan takip ederdi babam bizi..hala da öyle yapıyor ya…

Hiç unutmam Fen Lisesini kazanıp da kayıt yaptırmaya karar verdiğimde beni kayda götürüp, ancak okul kapısında bu fikrimden vazgeçtiğimde tepkisi o kadar normal olmuştu ki çok zor bir karar verdiğim o anda desteğini esirgememişti benden…

Amerika’ya gidişimde de aynı desteğini sunmuştu babam bana. Nitekim onun -ailemin- desteğiyle yaşadım dolu dolu 3 yılı Amerika’da..

Az önce konuşup “Babalar Gününü” kutladım…Uzaktan, çok uzaklardan…Elimde hediyem yanına varıp her ne kadar o çekse de elini öpmeye çalışıp, boynuna sarılıp bağrına basıp kendimi kutlamak isterdim aslında…Yıllardır olmuyor ama olsun uzaktan da olsa sesini duydum..o bile yetti mutlu olmama buruk da olsa…

İşte bunlar geçiyor aklımdan babama dair…Asında yazacak o kadar çok şey var ki babamla ilgili…Onun için bir kitap yazmam gerekir belki de…

İşte babamın şahsinda tüm babaların önünde saygıyla eğilmek istiyorum…

Yaşamımızda kapladıkları yeri hep onlar yokken anlıyoruz…Eğer yakınlarımızda bir yerlerdeyseler hemen çalıyoruz kapılarını…Uzaktaysalar telefona sarılıyoruz…Ancak bizi ebediyyen terkedip gitmişlerse sadece “Keşke babam burda olsaydı…”demekten başka birşey gelmiyor elimizden..

O zaman ne duruyoruz…Neden hemen yanlarına gidip onları “Ne kadar çok sevdiğimizi” haykırmıyoruz..Eğer hayatta değilseler onları mezarları başında ziyaret edip dualarımızı yollamıyoruz? Eminim biz onları göremezsek de dualarımız onlara ulaşıyordur ve onlar da bununla hayattaymış gibi mutlu oluyorlardır…

Hadi o zaman..Hiç vakit kaybetmeyelim…

Suudi Arabistan, 2007

© - 2018 www.leventsumer.com | Dr. Levent SÜMER Her Hakkı Saklıdır.