Bu Gençler Başka, Peki Ya O Gençler?

Çok değil bundan 16 yıl önceydi, benim 17 yaşında üniversite sınavına hazırlandığım dönemdi.

Tankların Ankara’da yürütüldüğü dönemdi.

Başörtülü öğrencilerin ikna odalarında psikolojik buhrana sürüklendiği dönemdi.

Kimilerinin üniversitede okumakla inancı arasında sıkıştığı bir dönemdi.

Meclise başörtüsüyle giren bayan milletvekilinin dönemin başbakanı ve “çağdaş” bayan vekilleri tarafından kovulup ceplerinden çıkan kağıttan okunarak hadlerinin bildirilmesi gerektiği bir dönemdi.

Ekonominin ve halkın refah seviyesinin dip, faizlerin ve enflasyonun tavan yaptığı dönemdi.

Bazı markaların “yeşil kategorilendirildikleri” için, bazı insanların sadece namaz kıldıkları için fişlendiği bir dönemdi..

O günün “kendini bastırılmış hisseden ve özgürlük isteyen gençleri” şimdikilerden zeka ve cesaret açısından, ufuk genişliği ve perspektif derinliği açısından farklı mıydı?

Hayır..

Gözyaşıyla başörtüme dokunmayın, ben bunu inancım gereği takıyorum diyen 17 yaşındaki kız Taksim’de masum bir eylem yapsaydı “yobaz, gerici, cahil, laiklik karşıtı” diye yaftalanmaz mıydı?

Bırakın yaftalanmayı gezi parkı ona “kamusal alan” olur girişi yasaklanırdı..

Peki bugün eleştirilen basın ne yapardı? Ya da ne yaptı?

Bu gençleri destekleyen yazarlarımız ne yazardı? Ya da ne yazdı?

Peki o günden bu güne ne değişti?

Haklar eşitlenmeye başladı, ekonomik gelişmişlik arttı, dış borçlar ödendi kalkınma hamlesi yapıldı, en büyük 16 ekonomi arasına girildi, insanların ideolojileri değil beyinleri önem kazanmaya başladı..

Hatalar da yapılmadı değil. Üslup, yaklaşım, icraatların halkla bütünleştik olması konusunda hatalar, ihmaller..

Marjinal ve bölücü, şiddet yanlısı olanlar, içerde ve dışardaki yandaşları ve destekçileriyle bu ülkeyi bölmekte olan ancak sayıları çok az olan gençler (!)i ayrı turarsak şimdiki masum ve akıllı
gençler ne için meydanda?

Parka avm veya rezidans işlevli bir bina yapılmasın diye mi?

Dünyada birçok gelişmiş ülkede benzerleri olan alkol yasasını engellemek için mi?

Kürtajları ilgili kısıtlamalara, üç çocuk dayatmasına (!), başkanlık sistemine, terörün bitmesi için yürütülen riskli yaklaşıma, dış politikamıza karşı oldukları için mi?

Başbakanın üslubuna karşı oldukları için mi?

Belki hepsi için, belki bir kısmı için belki de daha fazlası için…

Kendilerini apolitik olarak tanımlayan ancak Bilgi Üniversitesi anketine göre kendini %92 AKP seçmeni olmayan ve % 75 muhafazakar olmayan olarak nitelendiren bu yeni dönem(!) gençlerimizin 16 yıl öncesindekilerden farkı ne?

Belki de o zaman o gençlerin sahip olmadıkları hakka, sosyal medya üzerinden örgütlenmeye ve haklarını daha iyi ifade edebilecek teknolojiye sahipler..Yeterli olmazsa da belki o dönemin sahip olmadığı özgürlükçü ortama sahipler.

Peki nasıl? Bir düşünün…

16 yıl önceki gençleri azımsamayalım, belki de onların mağduriyeti sayesinde, bu mağduriyeti tüm zorluklara rağmen giderenler sayesinde bugünün gençleri daha mağdur olmadan (!) eylem yapma hakkına sahipler..

Eleştirelim, ama yiğidin hakkını yiğide vermek de bir erdemdir, unutmayalım..

09 Haziran 2013/ Bursa

© - 2018 www.leventsumer.com | Dr. Levent SÜMER Her Hakkı Saklıdır.