Gezi Parkında Gezinmeyi Bırakalım Artık

20 gün geçti, yazarlarımız, aydınlarımız, politikacılarımız kısaca tüm halkımız gezi parkı eylemleriyle yatıp kalkıyor.

Kendi içimizde tartışıyoruz, altında yatan sebeplere kafa yoruyoruz, medyayı eleştiriyoruz, AB ile ABD ile, iç ve dış basın ile geriliyoruz, kimi bu olayların tetikleyicisi olarak başbakanın söylemi diyor, kimi dış güçler diyor, kimi masum gençler lafına takılmış gidiyor, kimi katliam yapıldı diyor, kimi grev yapıyor, kimi yeni eylem biçimleri türetiyor, komşular birbirini rahatsız ediyor, sonucunda belki birbirimizi kırıyoruz, üzüyoruz, üzülüyoruz..

Toplumsal bir travma geçiriyoruz aslında.

Ama neticede bir birliğe ve sonuca varamıyoruz..

Değer mi tüm bu yapılanlara? 76 milyon hep birlikte huzur içinde yaşamak varken..

Herkeste kabahat var, kimse ben suçsuzum demesin. Herkesin özeleştiri yapması gerek, gerçekten samimi ve dürüst isek..

Bütün bunlar olup biterken ise biz bunları unutuyoruz, ya da unutmamız bir şekilde sağlanıyor:

– DTK’nın dün okuduğu bildiriden haberimiz var mı, Apo’ya özgürlük, bağımsızlık v.s. gibi klasik taleplerin yüksek sesle dillendirildiğini duyan, okuyan?

– Teröristler silahlı olarak nereye çekildi, tamamlandı mı çekilme?

– Akil adamlara ne oldu? Raporlarını tamamladılar mı?

– Bundan sonraki süreçte ne olacak, nedir bir sonraki adım, bilen, soran, kafa yoran var mı?

– ABD Rusya ile anlaştı mı? Suriye politikasını değiştiriyor mu? G8’de ne kararlar çıkacak?

– Suriye ve Irak sınırlarımız ne durumda? Biz birbirimize düşerken/düşürülürken dışardan gelecek yeni terörist eylemlere ve bölücü tehlikelere karşı güvenliğimizi düşünen var mı?

– Bir ara PKK’nın çekilirken ateş açtığı haberi yazıldı gazetelerde, eylemler başladığı ilk günlerde, ne oldu sonra araştıran var mı?

– Yeni anayasa konusunda ne durumdayız?

– Yerel seçimler, Cumhurbaşkanlığı seçimleri, genel seçimler..Parti programları, icraat hedefleri hazır mı?

– Yarın icraata mı ideolojiye mi oy vereceğiz?

– Birliğimizi tekrar tesis mi edeceğiz, yoksa parçalanmaya devam mı edeceğiz?

An uyuma, kavga etme ve bölünme anı değil.

An, uyanma vakti, birleşme vakti, birlik ve beraberlik vaktidir.

Uyan ve dikkatli ol Türkiye’m..

18 Haziran, 2013, İstanbul

© - 2018 www.leventsumer.com | Dr. Levent SÜMER Her Hakkı Saklıdır.