GYODER Zirvesi – 2014

Geçen hafta içinde IC Hilton Bomonti Otel’de gerçekleştirilen GYODER zirvesindeydim. Bu ve bunun gibi zirvelerin en büyük faydası, başta değerli konuşmacıların fikirlerinden sunumlar ve panellerde faydalanmak olsa da iş yoğunluklarımızdan ötürü uzun zamandır göremediğimiz ve herbiri sektörün iyi firmalarında görev yapan dostlarımızla yaptığımız sektöre dair sohbetler aslında.

Zirvedeki kendi açımdan faydalı bulduğum katma değer sağlayan noktaları aşağıda kısaca paylaşmak istiyorum:

  1. GYODER başkanı Aziz Torun, ruhsat alım süreçlerinin zorluklarından bahsetti. Bununla birlikte ruhsat alındıktan sonra açılan davaların ve yürütmeyi durdurma kararlarının yatırımcıyı oldukça tedirgin ettiğini ve bunun da sektöre olumsuz etki ettiğini aktardı. Ayrıca Ali Babacan’ın sözlerine atıfta bulunarak kar marjlarının sanıldığının aksine yüksek olmadığını ve pastanın da daraldığını anlatarak sanayicilere kendi alanlarında yatırım yapmaya devam etmelerini tavsiye etti.
  2. Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, yaptığı etkili sunumda makro ve mikro ölçekteki ekonomik göstergelerin gayrimenkul sektörüne etkisine değindi. Bu sunumu mutlaka bulup izlemenizi öneririm. Özetle Hakan Ateş der ki sektörde riskler olsa da hala gidecek iyi bir yolumuz var.
  3. Bakan İdris Güllüce, görüntülü konferansla katıldığı zirvede yurt dışına açılmayı tavsiye etti. Ancak bunun yatırımcı açısından nasıl olması gerektiğine değinmedi (Biraz olayı müteahhitlik sektörü açısından değerlendirdi bana göre)
  4. Ethem Sancak, artık dünyanın yönünün Avrupa’dan Asya Pasifik’e kaydığını ve Türkiye’nin bu bağlamda öneminin daha da artacağını kaydetti.
  5. Vuslat Doğan Sabancı dedi ki: “Gazeteye reklam verenler arasında ilk sırada gayrimenkul sektörü var.” Bu da sektörün hala canlı olduğunu belirten bir işaret.
  6. İş güvenliği panelinde sektörün sorunları masaya yatırıldı.
  7. Konutta balon var mı sorusuna, Eva Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Yazıcı “hayır ancak kategorisel bir arz fazlası var” dedi.

Şimdi gelelim kişisel yorumlarıma:

Arsa fiyatları ülke genelinde özellikle İstanbul’da aşırı yüksek. Bu da maliyeti arttırıcı en temel unsur. Banka kredi oranları ne kadar düşerse düşsün, ortalama gelir seviyesi 10.000 USD olan Türkiye’de konut almak hala çok zor. Üretilen konutların m2 satış fiyatları en asgari 2.000 TL olsa dahi bunu 10 yıllık krediyle bile karşılamak gelir seviyesi düşük halkımız için oldukça sıkıntılı. Bu sebeple 2014 yılında, ciddi talep ihtiyacına rağmen iç piyasaya konut satışı ciddi düştü. Bunu özellikle Körfez bölgesinden gelen yatırımcılar sayesinde 2013 seviyesinin biraz altında tutabildik. Yoksa oran %15-20’lere varabilirdi. Öte yandan kentsel dönüşümde yık-yapma döneminin başlaması gerekir bence. Şehir içindeki eski binaların yıkılıp yeşil alana dönüşmesi şart. 2 m2/kişi yeşil alana sahip İstanbul yakında aşırı yapılaşmadan ötürü nefes alamayacak. Emsal transferi bu konuda çözüm olabilir.
Anadolu’ya açılım önemli ancak birçok şehrimizde yanlış imar uygulamaları sebebiyle çarpık yapılaşma artmış durumda. Geçen yıl Gayrimenkul Türkiye dergisindeki yazımda da belirttiğim gibi her kentin ihtiyacı olan ve tarihi mimari dokusuyla bütünleştik modern yapılar yapmamız şart. Tabi şehrin büyüme potansiyeli, ulaşım aksları, yeşil alan planlamasını birlikte düşünerek.

2015 yılı sektör açısından bana göre 2014’e göre çok farklı olmayacak. İlk çeyreği planlama ile geçecek olan sektörün ikinci çeyreği seçime odaklanacak, ruhsat süreçleri yavaşlayacak ve herkes çıkacak siyasi tabloya göre pozisyon alacak. Seçim barajı tartışması, İŞİD tehdidinde son durum, çözüm süreci, petrol fiyatları, altın fiyatları, FED ve ECB faiz kararları, Avrupa’daki deflasyon, Japonya’daki seçimler, Çin’deki büyüme rakamları, Rusya-Ukrayna gerilimi, enerji nakil hatlarındaki alternatifler, kısaca politik ve ekonomik göstergelere göre belirlenecek bir dönem olacak 2015.

Her açıdan iyi bir yıl olması dileklerimle.

07.12.2014 İstanbul

© - 2018 www.leventsumer.com | Dr. Levent SÜMER Her Hakkı Saklıdır.