İthalatı Azaltacak Formül: Teknoloji ve Üretim Fonu

2017 yılında ihracatımız bir önceki yıla göre %10,2 artış ile 157 milyar USD, ithalat ise %17,9 artış ile 234 milyar USD olarak açıklandı.

Dış ticaret hacmi bir önceki yıla göre %14,7 oranında artarak 391,3 milyar USD, dış ticaret açığı ise %37,5 oranında artarak 77,6 milyar USD olarak gerçekleşti. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise %67,1 oldu.

İthalat kalemleri teker teker incelendiğinde, 190 milyar USD ile imalat sanayiine yönelik kalemlerin büyük yer kapladığını görüyoruz. Bunun 36 milyar USD’si ana metal sanayii ürünler, 33 milyar USD’si kimyasal madde ve ürünler, 20 milyar USD’si ise makine ve teçhizat olarak karşımıza çıkıyor. Gıda ürünlerinin payı 5 milyar USD iken, madencilik ve taş ocakçılığı 26 milyar, motorlu kara taşıtları 21 milyar, kok kömürü, rafine edilmiş petrol ürünleri ve nükleer 12,5 milyar, radyo, televizyon haberleşme teçhizatları 11,7 milyar, atık ve hurdalar 7,7 milyar, tarım ve ormancılık 9 milyar USD olarak gerçekleşmiş.

Özetle ülkemiz enerji, telekomünikasyon, makine teçhizat, metal sanayi ve motorlu taşıtlara ciddi para harcamakta.

Bu harcamaların önüne geçebilmek için enerji bağımlılığını azaltmak, yüksek teknoloji ürünler ve makine ekipman üretip gerek iç pazardaki ihtiyacı karşılayacak gerekse ihraçlarını gerçekleştirecek bir üretim seferberliği başlatmak gerekiyor. Bunun için de ithal ürünleri ikame etmeye yönelik kurulan/kurulacak firmaları fonlayacak bir “Teknoloji ve Üretim Fonu” kurulması gerektiği kanaatindeyim.

Türkiye Varlık Fonunun altında kurulmasını önerdiğim ve TVF’yi canlandıracak önerilerimden bir diğeri olan bu fon, birçok büyük sanayi ve teknoloji şirketini ve finans kuruluşunu biraraya getirerek “Girişim Sermayesi Yatırım Fonu” mantığında şekillendirilecek, gerek start-up seviyesinde olan gerekse belli mesafe katetmiş ancak büyümek için ek kaynağa ihtiyaç duyan işletmeleri finanse edecek. Burada temel kriter bu işletmelerin teknoloji odaklı, ithalat kalemlerinin yerli eşdeğerini üretmeleri zorunluluğu olacak. Bununla birlikte bu ürünlerin ulusal pazarda yaygınlaştırılması için devlet yatırımları başta olmak üzere birçok projede yerli ürün kullanım zorunluluğu getirilecek ve dış pazarda da bu ürünlerin tanıtılması için lobi faaliyetleri yürütülecek ve ayrı bir tanıtım fonu ile ürünler global piyasaya açılacak.

Bu çerçevede hem ithal ürünlere olan bağımlılık azalacak, hem de ihraç kalemlerine yenileri eklenmiş olacak.

“Teknoloji ve Üretim Fonu”, birkaç pilot projede verimli sonuçlar alınması durumunda çok kısa sürede global yatırımcı ve fonlardan yatırım alacak büyük çaplı bir fon haline dönüşecektir.

22 Şubat, 2018, İstanbul

© - 2018 www.leventsumer.com | Dr. Levent SÜMER Her Hakkı Saklıdır.