Proje Yönetim Firmalarının 4 Temel Sorunu

Giderek önemi daha da anlaşılan ancak maalesef Türk inşaat dünyasında yeteri kadar kullanılmayan proje yönetimi hizmeti veren firmaların 4 temel sorunu İşveren ve Yüklenici firmaların el birliğiyle çözüm bekliyor. Bu sorunları, yetki, standartlaşma, karlılık ve nitelikli istihdam olarak değerlendirebiliriz.

Yetki

Sorumlulukların yüklenmesi konusunda gayet net ve açık olan işverenlerin, işi yönetirken büyük beklenti içerisinde oldukları proje yönetim firmalarına yetki kullandırma konusunda maalesef çok cimri davrandıklarını görmekteyiz. Bu da beraberinde sahada otorite sorununu doğurmakta. Genel tabirle “davul proje yönetim firmasının boynunda iken tokmak işverenin elinde” olunca ritim de oldukça bozulmuş oluyor. İşverenlerin bu konudaki temel müdafaa noktası “yetkinlik” sorunu. Proje yönetim firmalarının bu işi yönetme konusundaki yetkinliklerine hep şüpheyle bakılmakta. Halbuki doğru bir kapsam tarifi, görev, yetki ve sorumluluklar çerçevesinde mutabık kalınan yeter sayıda ve kalifikasyonda teknik ve idari çalışanlar ve piyasa koşullarında ödemeler yetki ve yetkinlik sorununu ortadan kaldıracaktır. Bu da ancak İşverenlerin proje yönetim firmalarına bir İK istihdam firması gözüyle bakmaktan kurtulmasıyla gerçekleşebilecektir.

Standartlaşma

Ülkemizde proje yönetimi konusunda standart uygulamalar maalesef yok. Ne uluslararası FIDIC, AIA gibi kontrat türleri, ne de PMI metodolojisi veya CMAA standartları gibi proje yönetim standartları ülkemizde yaygın değil, hatta hiç kullanım alanı yok diyebiliriz. PMP veya CCM sertifikalı proje yöneticisi neredeyse hiç yok, çünkü bu yönde bir talep de yok maalesef.  Sektörün bu bağlamda ya kendi standartlarını oluşturması ya da uluslararası alanda uygulanan standartların bir yasal düzenlemeyle yurt içinde de kullanımının yaygınlaştırılması şart. Yaklaşık 6 yıl önce kurduğumuz UPYE’nin bu bağlamda kuruluşundan beri bu bilinci yaygınlaştırmaya çalışması ancak kendisine verilecek ciddi desteklerle mümkün olacaktır.

Karlılık

Proje yönetimi maalesef ülkemizde çok karlı bir hizmet alanı değil. Karlılık aslında verilen hizmetle doğru orantılı olmalı ve hizmet kapsamı arttıkça ve proje yönetim firmalarının bu anlamda üstlendikleri riskler büyüdükçe, karlılığın da artmasını bekleriz. Bu çerçeveden bakılınca CM@risk uygulamasının ülkemizde henüz yaygınlaşamadığını görüyoruz. Çatı yüklenicilik şeklinde denenen modeller olsa da çok ciddi sermayesi olmayan proje yönetim firmalarının teminat mektubu alma problemi (işverenin kabul etmesi durumunda alt yüklenicilerin verdikleri teminatların transfer edilmesi ile çözülmeye çalışılabilir) ve yine işverenin yetki paylaşmama yaklaşımları bir engel teşkil edebilir. Teknik olarak know-how’ı olan, deneyimli ve proje yönetim metodolojilerini bilen firmaların bu anlamda desteklenmesi şart.

Nitelikli İstihdam

Proje yönetimini asıl yapacak olan çalışanlardır ve bu çalışanların donanımlı ve tecrübeli olması beklenir. Ülkemizde son yıllarda üniversitelerde yaygınlaşan proje yönetimi alanındaki yüksek lisans programları bu konuda bir ilk adım olsa da firmaların tüm çalışanlarını bu programlardan mezun olanlardan istihdam etmesi pratikte mümkün değil. Bu sebeple her firmanın gerek kendi bünyesinde gerekse dışardan hizmet alarak bu konudaki gelişimi sağlaması önem taşıyor.

Özetle, yukarıda sıralamış olduğum hususların çözümü sektörde yer alan tüm paydaşların ortaklaşa çalışmaları ile mümkün olacaktır.

20 Ekim 2015, İstanbul

© - 2018 www.leventsumer.com | Dr. Levent SÜMER Her Hakkı Saklıdır.