Vatan Sana Canım Feda

Son zamanlarda sosyal medyada paylaşılan “Türkiye’den Neden Taşındım?” adlı bir yazı dikkatimi çekti. Her görüşe içinde bulunulan ruh hali, geçmiş yaşanmışlıklar ve gelecek beklentileri çerçevesinde kendi içinde saygı duymakla ve içinde birçok gerçeklik ancak bana göre bir o kadar da yanlı ve yanlış fikir barındıran bu yazıya bir cevap olmadığının altını çizmekle birlikte yazılanlar bana güzel ülkemizi neden terketmeyeceğimi yazdırttı ister istemez.

Bu yazıyı daha önce başta ABD’de eğitim ve iş sebebiyle 3 yıl yaşamış, Suudi Arabistan’da iş sebebiyle bir yıla yakın vakit geçirmiş ve gerek iş gerekse turistik seyahat amacıyla dünyanın birçok farklı ülke ve şehrinde bulunmuş ve bu ülkelerdeki sistemlerin, yaşantıların, hayatların olumlu ve olumsuz taraflarını gözlemlemiş biri olarak yazıyorum.

Yani dış dünyayı görmeden bu ülkeyi baştan aşağı kötülemeyecek ve güzel ülkemde olup bitenleri tozpembe gözlüklerle değerlendirmeyecek kadar bir hayat tecrübesine ve perspektife sahibim.

İşim gereği belki tekrar yurtdışında yaşamak durumunda kalabilir ya da bunu kariyer hedeflerim çerçevesinde bir süreliğine tekrar tercih edebilirim ancak gönlümde bu güzel ülkemizi ebediyen terk etmek hiçbir zaman geçmedi, geçmeyecek de…

Evet, ben vatanımı terketmeyeceğim çünkü,

Çanakkale savaşında tamamı şehit olan 57. Alayı ve diğer tüm şehitlerimizi, gencecik lise öğrencilerinin vatan savunması için gözünü kırpmadan süngülerle şehadete uçtuğu tarihimizi asla unutmadım.

Nene Hatunun ve torunlarının, Kazım Karabekir ve askerlerinin, Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının Kurtuluş Savaşında gösterdikleri kahramanlıkları hep hatırımda tuttum.

Mehmet Akif’in İstiklal Marşını yazdığı ruhu her zaman tüm benliğimde hissettim, Cemil Meriç’in, Necip Fazıl’ın bu ülke için ürettiği fikirleri ve aksiyonlarını kendime her zaman yol gösterici olarak seçtim.

Orta Asya’da yeşeren ve Anadolu’nun kadim topraklarında gelişen güçlü tarihimizi okudum, üç kıtaya hükmeden adil yönetim sistemimizin bugün birçok ülkede nasıl örnek alındığını, her tarafı Cennet bahçesi vatanımızın eşsiz güzelliklerine şahit oldum.

Vatanı teröre karşı savunan şehitlerimizin acısını yüreğimin en derinlerinde hissettim.

Bu toprakların geçmişte yetiştirdiği alimleri, sanatkarları, batı medeniyete nasıl örnek olduğunu gururla okudum ve bunların yenilerinin yetişeceğine olan inancımı hiçbir zaman kaybetmedim.

Evet, belki daha alacak çok yolumuz, düzeltecek çok hatalı tarafımız var, bunların üzülerek farkındayım maalesef. Bunun için önyargısız her türlü fikri dinlemeye, her türlü görüşle biraraya gelip birlik ve beraberlik içerisinde nasıl daha iyiye, daha güzele yol alacağımızı tartışmaya hazırım.

Ancak bu ülkeyi kötüleyip çekip gitmeye asla. Ancak vatana yurt dışından hizmet etme düşüncesinde olanlara da saygım sonsuz, yeter ki öz benliklerini yitirip vatanlarını kötülemesinler.

Bu ülkenin bize, vatanını seven herkese her zamankinden çok daha fazla ihtiyacı var.

Vakit çekip gitme değil, kalıp aksiyon alma vaktidir…

17 Ocak 2016, İstanbul

© - 2018 www.leventsumer.com | Dr. Levent SÜMER Her Hakkı Saklıdır.